kıskanmak

مِنَ الْأَفْضَلِ أَنْ تَسْتَلْهِمَ مِنَ الْأَشْخَاصِ النَّاجِحِينَ وَتُرَكِّزَ عَلَى أَهْدَافِكَ الْخَاصَّةِ بَدَلًا مِنْ حَسَدِهِمْ.

Başarılı insanları kıskanmak yerine, onlardan ilham alıp kendi hedeflerine odaklanmak daha iyidir.

فَضَّلَ أَنْ يَكُونَ سَعِيدًا لِصَدِيقِهِ بَدَلًا مِنْ أَنْ يَغَارَ مِنْ سَيَّارَتِهِ الْجَدِيدَةِ.

O, arkadaşının yeni arabasını kıskanmak yerine, onun için mutlu olmayı tercih etti.

İlişkili Kelimeler