kıstırılmak

اِنْحَشَرَتْ يَدِي بَيْنَ الْبَابِ وَالْجِدَارِ.

Elim kapıyla duvar arasında kıstırıldı.

اِحْتُجِزَ النَّاسُ لِأَكْثَرَ مِنْ سَاعَةٍ بِسَبَبِ تَعَطُّلِ الْمِصْعَدِ.

Asansör arızalandığı için insanlar bir saatten fazla kıstırıldı.

تَمَّ إِنْقَاذُ السَّائِقِ الَّذِي انْضَغَطَ دَاخِلَ السَّيَّارَةِ بَعْدَ الْحَادِثِ مِنْ قِبَلِ رِجَالِ الْإِطْفَاءِ.

Kaza sonrası arabanın içinde kıstırılan sürücü itfaiye tarafından kurtarıldı.

İlişkili Kelimeler