kıvırcık

لَدَى ابْنِهَا شَعْرٌ مُجَعَّدٌ جَمِيلٌ جِدّاً.

Oğlunun çok güzel kıvırcık saçları var.

كَانَ الْخَسُّ ذُو الْأَوْرَاقِ الْمُتَجَعِّدَةِ لَذِيذًا جِدًّا.

Kıvırcık yaprakları olan marul çok lezzetliydi.

رَأَيْتُ خَرُوفًا لَهُ صُوفٌ مُلَفْلَفٌ.

Kıvırcık tüyleri olan bir kuzu gördüm.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler