kıyım

مَذْبَحَة — مَذَابِح

وَقَعَتْ مَذْبَحَةٌ كَبِيرَةٌ خِلَالَ الْحَرْبِ.

Savaş sırasında büyük bir kıyım yaşandı.

تُعْتَبَرُ الْإِبَادَةُ الْجَمَاعِيَّةُ الَّتِي حَدَثَتْ فِي رُوَانْدَا وَصْمَةَ عَارٍ فِي تَارِيخِ الْبَشَرِيَّةِ.

Ruanda'da yaşanan kıyım, insanlık tarihinin kara bir lekesidir.

يُهَدِّدُ تَدْمِيرُ الْمَوَارِدِ الطَّبِيعِيَّةِ مُسْتَقْبَلَنَا.

Doğal kaynakların kıyımı, geleceğimizi tehdit ediyor.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler