kıymetli

أَهْدَتْنِي أُمِّي قِلَادَةً ثَمِينَةً جِدّاً.

Annem bana çok kıymetli bir kolye hediye etti.

نُرِيدُ التَّبَرُّعَ بِهَذِهِ اللَّوْحَةِ الْقَيِّمَةِ لِلْمَتْحَفِ.

Bu kıymetli tabloyu müzeye bağışlamak istiyoruz.

أَنْتَ صَدِيقٌ عَزِيزٌ عَلَيَّ.

Sen benim için çok kıymetli bir arkadaşsın.

Eşdizimler