بَدَأَ النِّقَاشُ يَحْتَدِمُ تَدْرِيجِيًّا وَتَوَتَّرَتِ الْأَجْوَاءُ.
Tartışma giderek kızışmaya başladı ve ortam gerildi.
بَدَأَ النِّقَاشُ يَحْتَدِمُ تَدْرِيجِيًّا وَتَوَتَّرَتِ الْأَجْوَاءُ.
Tartışma giderek kızışmaya başladı ve ortam gerildi.
بَدَأَ المُحَرِّكُ يَسْخُنُ لِأَنَّهُ كَانَ يَعْمَلُ لِفَتْرَةٍ طَوِيلَةٍ.
Motor uzun süre çalıştığı için kızışmaya başladı.
مَعَ اشْتِدَادِ المُنَافَسَةِ، بَدَأَتِ الفِرَقُ تَعْمَلُ بِجِدٍّ أَكْبَرَ.
Rekabet kızıştıkça takımlar daha çok çalışmaya başladı.
تَسَخَّنَ، تَلَهَّبَ، اِحْتَدَّ، اِسْتَعَرَ