لَطَالَمَا أَدْهَشَنِي غَضَبُهُ بِهَذِهِ السُّرْعَةِ.
Onun bu kadar çabuk kızması, beni her zaman şaşırtmıştır.
لَطَالَمَا أَدْهَشَنِي غَضَبُهُ بِهَذِهِ السُّرْعَةِ.
Onun bu kadar çabuk kızması, beni her zaman şaşırtmıştır.
كَانَ انْفِعَالُهُ فِي الْوَاقِعِ انْعِكَاسًا لِإِحْبَاطِهِ الدَّاخِلِيِّ.
Kızması, aslında içindeki hayal kırıklığının bir yansımasıydı.