بَدَأَ الْمُتَظَاهِرُونَ الَّذِينَ سَمِعُوا صَفَّارَاتِ الشُّرْطَةِ يَتَفَرَّقُونَ بِسُرْعَةٍ فِي الْأَزِقَّةِ.
Polis sirenini duyan göstericiler, hızla ara sokaklara kaçışmaya başladılar.
بَدَأَ الْمُتَظَاهِرُونَ الَّذِينَ سَمِعُوا صَفَّارَاتِ الشُّرْطَةِ يَتَفَرَّقُونَ بِسُرْعَةٍ فِي الْأَزِقَّةِ.
Polis sirenini duyan göstericiler, hızla ara sokaklara kaçışmaya başladılar.
عِنْدَمَا انْطَلَقَ إِنْذَارُ الْحَرِيقِ، بَدَأَ النَّاسُ يَتَزَاحَمُونَ نَحْوَ الْأَبْوَابِ فِي حَالَةٍ مِنَ الذُّعْرِ.
Yangın alarmı çaldığında, insanlar panik içinde kapılara doğru kaçışmaya başladılar.
خِلَالَ الزِّلْزَالِ، حَاوَلَ النَّاسُ التَّدَافُعَ لِلْخُرُوجِ مِنَ الْمَبَانِي.
Deprem sırasında insanlar binalardan dışarıya doğru kaçışmaya çalıştılar.