أَنَا أَتَطَلَّعُ إِلَى تَنَاوُلِ خُبْزِ التُّوسْتِ بِالْجُبْنَةِ الْكَشَارِ الطَّازِجِ مِنَ الْفُرْنِ.
Fırından yeni çıkmış kaşarlı tost yemek için sabırsızlanıyorum.
أَنَا أَتَطَلَّعُ إِلَى تَنَاوُلِ خُبْزِ التُّوسْتِ بِالْجُبْنَةِ الْكَشَارِ الطَّازِجِ مِنَ الْفُرْنِ.
Fırından yeni çıkmış kaşarlı tost yemek için sabırsızlanıyorum.
إِنَّهُ شَخْصٌ مُتَمَرِّسٌ لِلْغَايَةِ فِي هَذَا الْأَمْرِ، يَجِبُ عَلَيْكَ اسْتِشَارَتُهُ.
O, bu konuda oldukça kaşarlı biri, ona danışmalısın.
نَحْنُ بِحَاجَةٍ إِلَى مُوَظَّفٍ مُخَضْرَمٍ لِلْقِيَامِ بِهَذَا الْعَمَلِ.
Bu işi yapacak kaşarlı bir elemana ihtiyacımız var.
Ayrıca: مَاهِر