kabahat

خَطَأ — أَخْطَاء

لَيْسَ لَدَيَّ أَيُّ خَطَأٍ فِي هَذَا الْأَمْرِ، لَقَدْ فَعَلْتُ كُلَّ شَيْءٍ بِشَكْلٍ صَحِيحٍ.

Bu işte benim hiçbir kabahatim yok, her şeyi doğru yaptım.

ذَنْب — ذُنُوب

مَنْ يَرْتَكِبُ ذَنْبًا يَتَحَمَّلُ عُقُوبَتَهُ.

Kabahat işleyen cezasını çeker.

مَا فَعَلْتَهُ مُخَالَفَةٌ كَبِيرَةٌ، يَجِبُ أَنْ تَعْتَذِرَ.

Bu yaptığın büyük bir kabahat, özür dilemelisin.

İlişkili Kelimeler