kabak

زَرَعْتُ قَرْعَةً ضَخْمَةً فِي الْحَدِيقَةِ.

Bahçede kocaman bir kabak yetiştirdim.

يَتِمُّ نَحْتُ الْيَقْطِينِ فِي عِيدِ الْهَالُوِينِ.

Cadılar Bayramı'nda kabak oyulur.

زَرَعَتْ أُمِّي كُوسَا فِي حَدِيقَتِنَا هَذَا الْعَامَ.

Annem bu yıl bahçemize kabak ekti.

Ayrıca: دُبَّاء، أَحْمَق

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler