kabarıklık

قَدْ يَكُونُ الِانْتِفَاخُ فِي قَدَمِكَ نَاتِجًا عَنْ حِذَائِكَ الْجَدِيدِ.

Ayağındaki kabarıklık, yeni ayakkabılarından kaynaklanıyor olabilir.

ظَهَرَ تَوَرُّمٌ عَلَى بَشَرَتِي بِسَبَبِ لَدْغَةِ حَشَرَةٍ.

Böcek ısırığı nedeniyle cildimde bir kabarıklık oluştu.

يُشِيرُ الْبُرُوزُ الْمَوْجُودُ عَلَى الْحَائِطِ إِلَى أَنَّ الْمَبْنَى قَدِيمٌ.

Duvarın üzerindeki kabarıklık, binanın eski olduğunu gösteriyor.