اسْتَخْدَمَ الْخَبَّازُ الْخَمِيرَةَ لِنَفْخِ عَجِينِ الْخُبْزِ.
Fırıncı, ekmek hamurunu kabartmak için mayayı kullandı.
اسْتَخْدَمَ الْخَبَّازُ الْخَمِيرَةَ لِنَفْخِ عَجِينِ الْخُبْزِ.
Fırıncı, ekmek hamurunu kabartmak için mayayı kullandı.
نَفَّشَتْ أُمِّي الْوِسَادَةَ قَبْلَ النَّوْمِ.
Annem uykudan önce yastığı kabarttı.
نَفَشَ