قَدَّمَ لَنَا الْمُهَنْدِسُ الْمِعْمَارِيُّ مُخَطَّطًا أَوَّلِيًّا لِلْمَشْرُوعِ وَأَخَذَ أَفْكَارَنَا.
Mimar, projenin kabataslak planını bize sundu ve fikirlerimizi aldı.
قَدَّمَ لَنَا الْمُهَنْدِسُ الْمِعْمَارِيُّ مُخَطَّطًا أَوَّلِيًّا لِلْمَشْرُوعِ وَأَخَذَ أَفْكَارَنَا.
Mimar, projenin kabataslak planını bize sundu ve fikirlerimizi aldı.
سَيَقُومُ الْكَاتِبُ بِإِعْدَادِ مُسَوَّدَةٍ لِرِوَايَتِهِ قَبْلَ التَّرْكِيزِ عَلَى التَّفَاصِيلِ.
Yazar, romanının kabataslak bir taslağını hazırladıktan sonra detaylara odaklanacak.
يُمْكِنُنَا تَقْدِيرُ التَّكْلِفَةِ مِنْ خِلَالِ حِسَابٍ تَقْرِيبِيٍّ.
Kabataslak bir hesaplama ile maliyetin ne kadar olacağını tahmin edebiliriz.