kabiliyet

مَوْهِبَة — مَوَاهِب

مَوْهِبَتُهُ الْمُوسِيقِيَّةُ فِطْرِيَّةٌ، بَدَأَ الْعَزْفَ عَلَى الْبِيَانُو فِي سِنٍّ مُبَكِّرَةٍ.

Onun müzik kabiliyeti doğuştan geliyor, daha küçük yaşta piyano çalmaya başladı.

أَعْتَقِدُ أَنَّهُ يَمْتَلِكُ الْقُدْرَةَ اللَّازِمَةَ لِإِنْجَازِ هَذِهِ الْمُهِمَّةِ.

Bu işi başarmak için gerekli kabiliyete sahip olduğuna inanıyorum.

مِنَ الْمُهِمِّ اكْتِشَافُ وَتَطْوِيرُ اسْتِعْدَادَاتِ الْأَطْفَالِ.

Çocukların kabiliyetlerini keşfetmek ve geliştirmek önemlidir.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler