قَبْر — قُبُور
يَقَعُ قَبْرُ جَدِّي فِي الْمَقْبَرَةِ الصَّغِيرَةِ فِي قَرْيَتِنَا.
Dedemin kabri, köyümüzdeki küçük mezarlıkta bulunuyor.
يَقَعُ قَبْرُ جَدِّي فِي الْمَقْبَرَةِ الصَّغِيرَةِ فِي قَرْيَتِنَا.
Dedemin kabri, köyümüzdeki küçük mezarlıkta bulunuyor.
يَزُورُ بَعْضُ النَّاسِ قُبُورَ أَحِبَّائِهِمْ بِانْتِظَامٍ.
Bazı insanlar sevdiklerinin kabirlerini düzenli olarak ziyaret ederler.
فِي الْحَضَارَاتِ الْقَدِيمَةِ، كَانَتْ تُبْنَى مَقَابِرُ فَخْمَةٌ لِلْمُلُوكِ.
Eski medeniyetlerde krallar için görkemli kabirler inşa edilirdi.
لَحْد، جَدَث