kadıncık

يَا امْرَأَةُ، مَدَّتِ الزُّهُورَ الَّتِي فِي يَدِهَا بِلُطْفٍ إِلَى الطِّفْلِ.

Kadıncık, elindeki çiçekleri nazikçe çocuğa uzattı.

يَا سِتُّ، كَانَتْ قَدْ أَقَامَتْ كُشْكَهَا فِي السُّوقِ وَتَنْتَظِرُ زَبَائِنَهَا.

Kadıncık, pazarda tezgahını kurmuş, müşterilerini bekliyordu.

İlişkili Kelimeler