بعد خروجه من المستشفى، كان قد ضعف لدرجة أنه بدا نحيلا جدا، مثل الهيكل العظمي.
Hastaneden çıktıktan sonra o kadar zayıflamıştı ki, adeta bir kadit gibi görünüyordu.
بعد خروجه من المستشفى، كان قد ضعف لدرجة أنه بدا نحيلا جدا، مثل الهيكل العظمي.
Hastaneden çıktıktan sonra o kadar zayıflamıştı ki, adeta bir kadit gibi görünüyordu.
في الماضي، كان الناس يجففون اللحوم لحفظها لفترة طويلة.
Eskiden insanlar etleri uzun süre saklamak için kadit yaparlardı.
كان مريضا جدا لدرجة أن وجهه كان شاحبا وهزيلا.
O kadar hastaydı ki, yüzü kadit gibi solmuştu.