بَطَل — أَبْطَال
أَصْبَحَ بَطَلًا بِفَضْلِ شَجَاعَتِهِ الَّتِي أَظْهَرَهَا فِي الْحَرْبِ.
O, savaşta gösterdiği cesaretle bir kahraman oldu.
أَصْبَحَ بَطَلًا بِفَضْلِ شَجَاعَتِهِ الَّتِي أَظْهَرَهَا فِي الْحَرْبِ.
O, savaşta gösterdiği cesaretle bir kahraman oldu.
فِي هَذَا الْفِيلْمِ، تَبْرُزُ فَتَاةٌ صَغِيرَةٌ كَبَطَلَةٍ.
Bu filmde, genç bir kız kahraman olarak öne çıkıyor.
الشَّخْصِيَّةُ الرَّئِيسِيَّةُ فِي الرِّوَايَةِ فَازَتْ بِقُلُوبِ الْقُرَّاءِ.
Romanın kahramanı, okuyucuların kalbini kazandı.
شُجَاع، بَاسِل، مِغْوَار، صِنْدِيد