kahve

أَوَّلُ شَيْءٍ أَفْعَلُهُ عِنْدَمَا أَسْتَيْقِظُ فِي الصَّبَاحِ هُوَ شُرْبُ فِنْجَانِ قَهْوَةٍ.

Sabahları uyanır uyanmaz ilk işim bir fincan kahve içmek oluyor.

اشْتَرَيْتُ كِيلُوغْرَامًا مِنَ الْبُنِّ الْمَطْحُونِ.

Bir kilo çekilmiş kahve aldım.

مَقْهَى — مَقَاهِي

نَجْلِسُ فِي الْمَقْهَى مَعَ أَصْدِقَائِي كُلَّ مَسَاءٍ.

Her akşam arkadaşlarımla kahvede otururuz.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler