مَقْهَى — مَقَاهِي
فِي الْمَاضِي، كَانَتِ الْمَقَاهِي أَمَاكِنَ مُهِمَّةً حَيْثُ يَلْتَقِي النَّاسُ وَيَتَحَدَّثُونَ.
Eskiden kahvehaneler, insanların buluşup sohbet ettiği önemli mekanlardı.
فِي الْمَاضِي، كَانَتِ الْمَقَاهِي أَمَاكِنَ مُهِمَّةً حَيْثُ يَلْتَقِي النَّاسُ وَيَتَحَدَّثُونَ.
Eskiden kahvehaneler, insanların buluşup sohbet ettiği önemli mekanlardı.
أُحِبُّ الْجُلُوسَ فِي الْقَهْوَةِ وَلَعِبَ الطَّاوِلَةِ مَعَ أَصْدِقَائِي.
Kahvehanede oturup arkadaşlarımla tavla oynamayı çok seviyorum.
مَقْهَاة