kalıcı

بَعْدَ الْحَادِثِ أُصِيبَتْ رِجْلُهُ بِضَرَرٍ دَائِمٍ، فَلَمْ يَعُدْ يَسْتَطِيعُ أَنْ يَرْكُضَ.

Kazadan sonra bacağı kalıcı bir hasar gördü, artık koşamıyordu.

بَعْدَ سَنَتَيْنِ مِنَ السَّفَرِ وَجَدَ أَخِي عَمَلًا ثَابِتًا فِي الْمَدِينَةِ وَاشْتَرَى بَيْتًا.

İki yıllık seyahatten sonra kardeşim şehirde kalıcı bir iş buldu ve bir ev satın aldı.

يَهْدِفُ هَذَا الْعِلَاجُ إِلَى تَحْقِيقِ تَحَسُّنٍ مُسْتَمِرٍّ فِي صِحَّةِ الْمَرِيضِ.

Bu tedavi, hastanın sağlığında kalıcı bir iyileşme sağlamayı amaçlıyor.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler