kalamar

تَنَاوَلْنَا حِبَارًا مَشْوِيًّا عَلَى الْعَشَاءِ.

Akşam yemeği için ızgara kalamar yedik.

سُبَيْط — سبيطات

كَانَ هُنَاكَ أَيْضًا سَبِيطٌ مَقْلِيٌّ فِي قَائِمَةِ الْمَطْعَمِ.

Restoranın menüsünde kızarmış kalamar da vardı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler