kalbur

غِرْبَال — غَرَابِيل

اسْتَخْدَمَ الْبُسْتَانِيُّ غِرْبَالًا كَبِيرًا لِتَنْظِيفِ التُّرْبَةِ.

Bahçıvan, toprağı temizlemek için büyük bir kalbur kullandı.

مُنْخَل — مَنَاخِل

تَسْتَخْدِمُ وَالِدَتِي دَائِمًا مُنْخُلًا عِنْدَ نَخْلِ الدَّقِيقِ، حَتَّى تُصْبِحَ الْكَعْكَاتُ أَكْثَرَ هَشَاشَةً.

Annem, un elerken her zaman kalbur kullanır, böylece kekler daha kabarık olur.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler