kamera

كَامِيرَا — كَامِيرَات

أَعَدَّ الصَّحَفِيُّ كَامِيرَتَهُ لِتَسْجِيلِ مَا حَدَثَ فِي مَكَانِ الحَادِثِ.

Gazeteci, olay yerinde yaşananları kaydetmek için kamerasını hazırladı.

تَحْتَوِي كَامِيرَا الفِيدْيُو الحَدِيثَةُ عَلَى العَدِيدِ مِنَ المِيزَاتِ المُتَقَدِّمَةِ.

Modern video kamerası birçok gelişmiş özelliğe sahiptir.

آلَةُ تَصْوِيرٍ — آلَاتُ تَصْوِير

بَدَأَ فِي التِقَاطِ صُوَرٍ ذَاتِ جَوْدَةٍ أَفْضَلَ عَنْ طَرِيقِ شِرَاءِ آلَةِ تَصْوِيرٍ جَدِيدَةٍ.

Yeni bir fotoğraf makinesi alarak, daha kaliteli fotoğraflar çekmeye başladı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler