kampçı

أَقَامَ الْمُخَيِّمُونَ مُعَسْكَراً فِي الْغَابَةِ لِلِاسْتِمْتَاعِ بِالطَّبِيعَةِ.

Kampçılar, doğanın tadını çıkarmak için ormanda kamp kurdular.

هَاوِي التَّخْيِيمِ الْمُتَمَرِّسُ مُسْتَعِدٌّ لِجَمِيعِ أَنْوَاعِ الظُّرُوفِ الْجَوِّيَّةِ.

Tecrübeli bir kampçı, her türlü hava koşuluna hazırlıklıdır.

İlişkili Kelimeler