kapışmak

الْأَطْفَالُ يَتَخَاطَفُونَ الْأَلْعَابَ.

Çocuklar oyuncakları kapışıyorlar.

كَانَ رَجُلَانِ يَتَشَاجَرَانِ فِي الشَّارِعِ.

İki adam sokakta kapışıyorlardı.

يَتَنَازَعُ الْمُشَجِّعُونَ عَلَى التَّذَاكِرِ.

Taraftarlar biletler için kapışıyorlar.

İlişkili Kelimeler