kapak

غِطَاء — أَغْطِيَة

وَضَعَتْ أُمِّي الْمَاءَ فِي الْإِبْرِيقِ عَلَى النَّارِ، ثُمَّ وَضَعَتْ غِطَاءَهُ عَلَيْهِ حَتَّى يَغْلِيَ بِسُرْعَةٍ.

Annem suyu çaydanlığa koyup ateşe koydu, sonra çabuk kaynasın diye kapağını üstüne kapattı.

الْغِلَافُ الْخَارِجِيُّ لِلْكِتَابِ كَانَ جَذَّابًا وَمُلْفِتًا لِلنَّظَرِ.

Kitabın dış kapağı çekici ve dikkat çekiciydi.

Ayrıca: صَفْحَةُ الْغِلَافِ

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler