وَقَعَ الْفَأْرُ فِي الْفَخِّ لَيْلًا.
Fare gece kapana düştü.
يَجِبُ أَنْ نَنْصِبَ مِصْيَدَة لِلْفِئْرَانِ.
Fareler için bir kapan kurmalıyız.
أَعَدَّ الْعَدُوُّ كَمِيناً لِلْجُنُودِ.
Düşman askerler için bir kapan hazırladı.