kapanmak

يَجِبُ أَنْ تُغْلَقَ الْمَتَاجِرُ فِي السَّاعَةِ الثَّامِنَةِ مَسَاءً.

Dükkanlar akşam saat sekizde kapanmak zorunda.

اضْطُرَّ الْمَطَارُ لِلْإِغْلَاقِ بِسَبَبِ تَسَاقُطِ الثُّلُوجِ الْكَثِيفِ.

Havaalanı yoğun kar yağışı nedeniyle kapanmak zorunda kaldı.

أَرَادَ الْكَاتِبُ الشَّهِيرُ أَنْ يَعْتَزِلَ فِي مَنْزِلٍ جَبَلِيٍّ لِكِتَابَةِ رِوَايَتِهِ الْجَدِيدَةِ.

Ünlü yazar, yeni romanını yazmak için bir dağ evine kapanmak istedi.

İlişkili Kelimeler