kapkara

بَعْدَ حَرِيقِ الْغَابَةِ، أَصْبَحَ كُلُّ مَكَانٍ شَدِيدَ السَّوَادِ.

Orman yangınından sonra her yer kapkara olmuştu.

كَانَتِ السَّمَاءُ مُغَطَّاةً بِالْغُيُومِ الْقَاتِمَةِ، وَكَأَنَّهَا سَتُمْطِرُ.

Hava kapkara bulutlarla kaplıydı, yağmur yağacak gibiydi.

كَانَ اللَّيْلُ مُظْلِمًا جِدًّا وَلَمْ تَكُنِ النُّجُومُ مَرْئِيَّةً.

Gece kapkara ve yıldızlar görünmüyordu.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler