kaptan

أَرْسَى الْقُبْطَانُ السَّفِينَةَ فِي الْمِينَاءِ بِأَمَانٍ.

Kaptan, gemiyi güvenli bir şekilde limana yanaştırdı.

رُبَّان — رَبَابِنَة

وَقَفَ الرُّبَّانُ عَلَى السَّفِينَةِ وَنَظَرَ إِلَى الْبَحْرِ قَبْلَ أَنْ يَبْدَأَ الرِّحْلَةَ.

Kaptan gemide durdu ve yolculuğa başlamadan önce denize baktı.

كَابْتِن — كَبَاتِن

قَامَ كَابْتِنُ الْفَرِيقِ بِتَحْفِيزِ اللَّاعِبِينَ.

Takımın kaptanı, oyuncuları motive etti.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler