karınca

رَأَيْتُ عُشَّ نَمْلَةٍ أَثْنَاءَ الْمَشْيِ فِي الْحَدِيقَةِ.

Bahçede yürürken bir karınca yuvası gördüm.

نَمْل — نِمَال

رَأَيْتُ نَمْلَةً صَغِيرَةً تَحْمِلُ قِطْعَةَ خُبْزٍ أَكْبَرَ مِنْهَا بِكَثِيرٍ إِلَى بَيْتِهَا.

Küçük bir karıncanın kendisinden çok daha büyük bir ekmek parçasını yuvasına taşıdığını gördüm.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler