karşı gelmek

عُوقِبَ الطِّفْلُ الصَّغِيرُ لِأَنَّهُ عَصَى كَلَامَ وَالِدَتِهِ.

Küçük çocuk, annesinin sözüne karşı geldiği için ceza aldı.

يُجَرِّبُ الشَّبَابُ طُرُقًا مُخْتَلِفَةً لِلتَّمَرُّدِ عَلَى السُّلْطَةِ.

Gençler, otoriteye karşı gelmek için farklı yollar deniyorlar.

تَلَقَّى الطَّالِبُ تَحْذِيرًا لِمُخَالَفَتِهِ قَوَانِينَ المَدْرَسَةِ.

Öğrenci, okul kurallarına karşı geldiği için uyarı aldı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler