karşıcı

كَانَ الْمُسْتَقْبِلُونَ يَنْتَظِرُونَ الْمُسَافِرِينَ الْقَادِمِينَ فِي الْمَطَارِ.

Havalimanında karşıcılar, gelen yolcuları bekliyorlardı.

رَحَّبَ الْمُرَحِّبُونَ بِالضُّيُوفِ بِحَرَارَةٍ.

Karşıcılar, misafirleri sıcak bir şekilde karşıladılar.

İlişkili Kelimeler