تَمَّ تَنْظِيمُ حَفْلِ تَرْحِيبٍ لِلطُّلَّابِ الْجُدُدِ.
Yeni öğrencilere yönelik bir karşılama töreni düzenlendi.
تَمَّ تَنْظِيمُ حَفْلِ تَرْحِيبٍ لِلطُّلَّابِ الْجُدُدِ.
Yeni öğrencilere yönelik bir karşılama töreni düzenlendi.
كَانَ الِاسْتِقْبَالُ فِي الْمَطَارِ حَارًّا وَوُدِّيًّا لِلْغَايَةِ.
Havalimanındaki karşılama çok sıcak ve samimiydi.
أَقَامَتِ الشَّرِكَةُ حَفْلَةَ احْتِفَاءٍ بِالْمُوَظَّفِينَ الْجُدُدِ.
Şirket, yeni çalışanlar için bir karşılama partisi verdi.
تَلْبِيَة، اِسْتِيفَاء، مُلَاقَاة، تَرْحَاب، كِفَايَة