karşın

بِالرَّغْمِ مِنَ الْمَطَرِ الْغَزِيرِ، خَرَجْنَا إِلَى الْحَدِيقَةِ وَلَعِبْنَا هُنَاكَ حَتَّى الْمَسَاءِ.

Yoğun yağmura karşın parka çıktık ve akşama kadar orada oynadık.

عَلَى الرَّغْمِ مِنَ المَطَرِ الشَّديدِ، ذَهَبَ أَبي إِلَى العَمَلِ في الصَّباحِ.

Şiddetli yağmura karşın babam sabah işe gitti.

خَرَجْنَا رَغْمَ المَطَرِ الشَّدِيدِ.

Şiddetli yağmura karşın dışarı çıktık.

Eşdizimler