تَعْمَلُ الْمُنَظَّمَاتُ الدَّوْلِيَّةُ عَلَى مَنْعِ تَبْيِيضِ الْأَمْوَالِ.
Uluslararası örgütler, kara para aklamayı engellemek için çalışıyor.
تَعْمَلُ الْمُنَظَّمَاتُ الدَّوْلِيَّةُ عَلَى مَنْعِ تَبْيِيضِ الْأَمْوَالِ.
Uluslararası örgütler, kara para aklamayı engellemek için çalışıyor.
حَاوَلَتِ الشَّرِكَةُ إِضْفَاءَ الشَّرْعِيَّةِ عَلَى الْأَمْوَالِ الَّتِي حَصَلَتْ عَلَيْهَا بِطُرُقٍ غَيْرِ قَانُونِيَّةٍ عَنْ طَرِيقِ غَسْلِ الْأَمْوَالِ.
Şirket, yasa dışı yollarla elde ettiği parayı kara para aklayarak meşrulaştırmaya çalıştı.