خَرْبَشَ الطِّفْلُ عَلَى الْوَرَقَةِ بِقَلَمٍ أَزْرَقَ.
Çocuk kâğıdı mavi kalemle karaladı.
خَرْبَشَ الطِّفْلُ عَلَى الْوَرَقَةِ بِقَلَمٍ أَزْرَقَ.
Çocuk kâğıdı mavi kalemle karaladı.
لَطَّخَ الطِّفْلُ يَدَيْهِ بِالطِّلَاءِ.
Çocuk, ellerini boyayla karaladı.
كَتَبَ الْمُؤَلِّفُ مُسَوَّدَةَ الْفَصْلِ الْأَوَّلِ مِنْ رِوَايَتِهِ.
Yazar, romanının ilk bölümünü karaladı.
Ayrıca: اِفْتِرَاء
شَوَّهَ سُمْعَتَهُ، اِفْتَرَى، شَخْبَطَ، ثَلَبَ، تَشَخْبَطَ