سَنَبْذُلُ قُصَارَى جُهْدِنَا لِحَسْمِ هَذَا الْمَوْضُوعِ فِي أَقْرَبِ وَقْتٍ مُمْكِنٍ.
Bu konuyu en kısa sürede karara bağlamak için elimizden geleni yapacağız.
سَنَبْذُلُ قُصَارَى جُهْدِنَا لِحَسْمِ هَذَا الْمَوْضُوعِ فِي أَقْرَبِ وَقْتٍ مُمْكِنٍ.
Bu konuyu en kısa sürede karara bağlamak için elimizden geleni yapacağız.
عَقَدَتِ الْمَحْكَمَةُ الْجَلْسَةَ الْأَخِيرَةَ لِلْبَتِّ فِي الْقَضِيَّةِ.
Mahkeme davayı karara bağlamak için son oturumu yaptı.
حَسَمَ الْأَمْرَ