karargâh

نَقَلَ الْجَيْشُ مَقَرَّ قِيَادَتِهِ إِلَى الْمِنْطَقَةِ الْجَبَلِيَّةِ لِعَمَلِيَّةٍ جَدِيدَةٍ.

Ordu, yeni bir operasyon için karargâhını dağlık bölgeye taşıdı.

دَاهَمَتِ الشُّرْطَةُ مَرْكَزَ عَمَلِيَّاتِ الْمُنَظَّمَةِ الْإِجْرَامِيَّةِ لِلْإِطَاحَةِ بِهَا.

Polis, suç örgütünü çökertmek için karargâhlarına baskın düzenledi.

تَرَاجَعَ الْجُنُودُ إِلَى مُعَسْكَرِهِمْ لِلرَّاحَةِ بَعْدَ مَسِيرَةٍ طَوِيلَةٍ.

Askerler, uzun bir yürüyüşün ardından karargâhlarında dinlenmeye çekildiler.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler