إِنَّ تَرَدُّدَهَا يُؤَخِّرُ بِاسْتِمْرَارٍ اتِّخَاذَنَا لِقَرَارَاتٍ مُهِمَّةٍ.
Onun kararsızlığı, önemli kararlar almamızı sürekli olarak geciktiriyor.
إِنَّ تَرَدُّدَهَا يُؤَخِّرُ بِاسْتِمْرَارٍ اتِّخَاذَنَا لِقَرَارَاتٍ مُهِمَّةٍ.
Onun kararsızlığı, önemli kararlar almamızı sürekli olarak geciktiriyor.
فِي حَيْرَةٍ مِنْ أَمْرِي، لَا أَعْرِفُ مَاذَا أَفْعَلُ، وَكَأَنَّنِي فِي مَتَاهَةٍ.
Kararsızlık içinde ne yapacağımı bilemiyorum, sanki bir labirentteyim.
إِنَّ التَّذَبْذُبَ فِي السُّوقِ يُقْلِقُ الْمُسْتَثْمِرِينَ وَيُعِيقُ الاسْتِثْمَارَاتِ الْجَدِيدَةَ.
Piyasadaki kararsızlık yatırımcıları endişelendiriyor ve yeni yatırımları engelliyor.
تَرَدُّد فِي اِتِّخَاذ القَرَار، اِحْتِيَار