karartma

كَانَتْ مُمَارَسَاتُ التَّعْتِيمِ خِلَالَ الْحَرْبِ تُجْرَى لِضَمَانِ سَلَامَةِ الْمُدُنِ.

Savaş sırasında karartma uygulamaları, şehirlerin güvenliğini sağlamak için yapılırdı.

إِنَّ إِخْفَاءَ الْمَعْلُومَاتِ يَمْنَعُ تَوْعِيَةَ الْمُجْتَمَعِ وَيُؤَدِّي إِلَى تَضْلِيلِهِ.

Bilgi karartma, toplumun bilinçlenmesini engeller ve yanlış yönlendirmelere yol açar.

تُسْتَخْدَمُ أَنْظِمَةُ تَظْلِيلِ النَّوَافِذِ لِتَقْلِيلِ تَأْثِيرِ الشَّمْسِ.

Güneşin etkisini azaltmak için pencere karartma sistemleri kullanılıyor.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler