الْعَمَلُ فِي بِيئَةٍ فَوْضَوِيَّةٍ يَجْعَلُ التَّرْكِيزَ صَعْبًا.
Kargaşalı bir ortamda çalışmak, konsantre olmayı zorlaştırır.
الْعَمَلُ فِي بِيئَةٍ فَوْضَوِيَّةٍ يَجْعَلُ التَّرْكِيزَ صَعْبًا.
Kargaşalı bir ortamda çalışmak, konsantre olmayı zorlaştırır.
بَعْدَ فَتْرَةٍ مُضْطَرِبَةٍ، اسْتَعَادَتِ الْبِلَادُ اسْتِقْرَارَهَا.
Kargaşalı bir dönemden sonra, ülke yeniden istikrara kavuştu.
تَسَبَّبَ حَشْدٌ صَاخِبٌ فِي وَضْعٍ صَعْبٍ لِقُوَّاتِ الْأَمْنِ.
Kargaşalı bir kalabalık, güvenlik güçlerini zor durumda bıraktı.