karmakarışık

لَا أَعْرِفُ كَيْفَ سَنَتَخَلَّصُ مِنْ هَذَا الْوَضْعِ الْمُرْتَبِكِ.

Bu karmakarışık durumdan nasıl kurtulacağımızı bilmiyorum.

رَأْسِي مُضْطَرِبٌ، أَنَا فِي حَيْرَةٍ مِنْ أَمْرِي بِشَأْنِ مَا يَجِبُ فِعْلُهُ.

Kafam karmakarışık, ne yapacağımı şaşırdım.

أَصْبَحَتِ الْأَحْدَاثُ مُشَوَّشَةً، لَمْ يَفْهَمْ أَحَدٌ مَا حَدَثَ.

Olaylar karmakarışık bir hal aldı, kimse ne olduğunu anlamadı.

Eşdizimler