kart

أَحْتَاجُ إِلَى بِطَاقَةِ هَوِيَّةٍ لِدُخُولِ الْمَبْنَى الْحُكُومِيِّ.

Devlet binasına girmek için kimlik kartına ihtiyacım var.

كَانَ هَذَا الرَّجُلُ الْعَجُوزُ رِيَاضِيًّا مَشْهُورًا جِدًّا فِي شَبَابِهِ، وَالْجَمِيعُ يَعْرِفُهُ.

Bu kart adam, gençliğinde çok ünlü bir sporcuydu, herkes onu tanırdı.

عَلَى الرَّغْمِ مِنْ أَنَّهَا امْرَأَةٌ مُتَقَدِّمَةٌ فِي السِّنِّ، إِلَّا أَنَّهَا لَا تَزَالُ نَشِيطَةً لِلْغَايَةِ، مَا شَاءَ اللهُ.

Kart bir kadın olmasına rağmen, hala çok enerjik ve aktif, maşallah.