نَسْر — نُسُور
رَأَيْنَا فِي الْجَبَلِ نَسْرًا كَبِيرًا يَطِيرُ فَوْقَ الْبُيُوتِ الصَّغِيرَةِ.
Dağda küçük evlerin üzerinde uçan büyük bir kartal gördük.
رَأَيْنَا فِي الْجَبَلِ نَسْرًا كَبِيرًا يَطِيرُ فَوْقَ الْبُيُوتِ الصَّغِيرَةِ.
Dağda küçük evlerin üzerinde uçan büyük bir kartal gördük.
كُلَّ صَبَاحٍ أَرَى عُقَابًا كَبِيرًا يَطِيرُ فَوْقَ الْجَبَلِ الْقَرِيبِ مِنْ قَرْيَتِنَا.
Her sabah köyümüze yakın dağın üstünde uçan büyük bir kartal görüyorum.