لَقَدْ أَصْلَحْتُ مُسَجِّلَاتِ الْكَاسِيت الْقَدِيمَةَ وَبَدَأْتُ فِي اسْتِخْدَامِهَا مَرَّةً أُخْرَى.
Eski kasetçalarımı tamir ettirip tekrar kullanmaya başladım.
لَقَدْ أَصْلَحْتُ مُسَجِّلَاتِ الْكَاسِيت الْقَدِيمَةَ وَبَدَأْتُ فِي اسْتِخْدَامِهَا مَرَّةً أُخْرَى.
Eski kasetçalarımı tamir ettirip tekrar kullanmaya başladım.
مُشَغِّلُ الْكَاسِيت هُوَ جِهَازٌ يُسْتَخْدَمُ لِلِاسْتِمَاعِ إِلَى الْأَشْرِطَةِ.
Kasetçalar, kasetleri dinlemek için kullanılan bir cihazdır.
مُسَجِّل أَشْرِطَة