kasti

كَانَ هَذَا خَطَأً مُتَعَمَّدًا، لَمْ يَكُنْ عَنْ طَرِيقِ الْخَطَأِ، بَلْ تَمَّ فِعْلُهُ عَنْ قَصْدٍ.

Bu kasti bir hataydı, yanlışlıkla olmadı, bilerek yapıldı.

يُعْتَقَدُ أَنَّ هُنَاكَ إِهْمَالاً عَمْدِيًّا فِي هَذَا الْحَادِثِ، وَقَدْ بَدَأَ التَّحْقِيقُ.

Bu olayda kasti bir ihmal olduğu düşünülüyor, soruşturma başlatıldı.

إِنَّ سُلُوكِيَّاتِهِ الْمَقْصُودَةَ تُزْعِجُنِي كَثِيرًا، مَاذَا عَلَيَّ أَنْ أَفْعَلَ؟

Onun kasti davranışları beni çok rahatsız ediyor, ne yapmalıyım?