katışmak

لَمْ أُرِدْ أَنْ أَخْتَلِطَ بِالْجُمْهُورِ، اِنْتَظَرْتُ عَلَى الْجَانِبِ.

Kalabalığın içine katışmak istemedim, kenarda bekledim.

لَمْ أُرِدْ أَنْ أُشَارِكَ فِي النِّقَاشِ، لِأَنَّنِي لَمْ أَكُنْ أَعْرِفُ شَيْئًا عَنِ الْمَوْضُوعِ.

Tartışmaya katışmak istemedim, çünkü konu hakkında bilgim yoktu.

İlişkili Kelimeler